101} Beynini gereğince kulanamıyorsan, tüm organların sana vebâldir.
* * *
102} ilhamlar yaşantına yön veremiyorsa, içgüdüleriyle yaşayan mahlûkattansın!.
* * *
103} Benlikteysen, sabra muhtaçsın!..
* * *
104} Yakiyne erende sabır ne arar?..
* * *
105} ilim, Çin'de bile olsa al, dediler!.. Yirmi dakikalık yol, Çin'den mi uzak?
* * *
106} SİgarayI terkedemeyen, benliğini nasıl terkeder?
* * *
107}Terkedemediklerin kadar perdelisin!
* * *
108} Gecenin hayâlinde sultan olabilirsin; ama hakikat güneşi doğduğunda nereye kaçacaksın?
* * *
109} Bildiğin halde yaşayamıyorsan, benliğine tapınmaktan vazgeçmek sana çok zor geliyordur!..
* * *
110} Kolundaki, ayağındaki zincirden ölümle kurtulabilirsin, ama beynindekinden asla!..
* * *
111} "Koza"n, gerçeğin âlemine uçacak güce eriştiremiyorsa seni, ancak mezârın olur!.
* * *
112} Günah, "senin" varlığından meydana gelir!..
* * *
113} Yaşadığın, sürece üzüntülerin son bulmaz, benliğinden kurtul ki selâmete çıkasın!.
* * *
114} Sevginin kaynağı sendedir.
* * *
115} Sahip olduğunu sandığın her şeyden kopmanın ızdırabını tadacaksın!..
* * *
116} Sevgin yüzünden terkedebildiklerin, sevginin ölçeğidir.
* * *
117} Değerin, duyguların kadar değil, idrak ettiklerini tatbikata sokabilmen kadardır.
* * *
118} Ömrünü koyduğun oyunda, yanlış ata oynamanın pahası, ebedî hüsrandır!.
* * *
119} Sevmeyi bilmeyen sevildiğini anlayamaz.
* * *
120} Yaşam öğrenmek ve öğrendiklerini yaşayabilmek içindir.
* * *
121} Senin, "Seni" bilişin, sürekli daha geniş kapsamlı çalışmayı getirmiyorsa, bu bilişin yetersizdir.
* * *
122} Çalış ki, takdirdekine eresin!.
* * *
123} Kemâl, idrâka göredir.
* * *
124} Tolerans, olgunluğun dilegelişidir.
* * *
125} Yatarken, kimsenin hakkı bugün de üzerime geçmedi, diye düşünebiliyor musun?.
* * *
126} Kendinize, kötü insan denilmesini, istemiyorsanız, kırıcı olmaktan kaçınınız!..
* * *
127} Sırra erenin vasfıdır mükemmellik; ki bu da vasıfsızlıktır!..
* * *
128} Renk, kaba aittir; orijinalliğini, "renksiz olmakla" koruyabilirsin.
* * *
129} Karşınızdakinin büyüklüğünü idrâk edemiyorsanız, ona yaklaşınız!..
* * *
130} Büyüklükleri idrâk için bazen de uzaklaşmak zorunlu olur!..
* * *
131} Ölümsüzlüğün çaresi, ölmektir!..
* * *
132} Gönüllerde yaşamak, gönüllere hitâb edebilecek seviyeye gelmekle mümkün olur.
* * *
133} Geçici değil, ebedî olan hayatı kazananlardan ve kazandıranlardan olunuz.
* * *
134} Gönlünüzde yer eden sözler, biliniz ki, Rabbin seslenişidir.
* * *
135} Değerlendiriniz ki, nankörlerden olmayasınız.
* * *
136} Nankörlerin de varacağı bir menzil vardır ki, adına hüsran derler.
* * *
137} Israrla çalınan kapı, elbet bir gün açılır.
* * *
138} Rabbin seslenişi, ancak, o seslenişe liyâkat kazanmışlarca değerlendirilebilir.
* * *
139} Gönülden kızmayı, terkedemediyseniz, hâla Gerçekten uzaksınız.
* * *
140} Güneş ne kadar parlarsa parlasın, ışığından kaçanlar kıyâmete dek mevcut bulunacaktır.
* * *
141} İhtiyacınızı, hiçbir şeye muhtaç olmayana arzediniz.. Şayet, O, hâlinizden habersiz ise!..
* * *
142} Birşey olabilmek için değil, bir şeyler verebilmek için çalışın.
* * *
143} Samimiyette eriyiniz ki, teslimiyete eresiniz...
* * *
144} Teslim olunuz ki, seyredesiniz...
* * *
145} Yaptıklarınızın Gerçek sebebini bilemiyorsanız, bu Gerçeğe olan uzaklığınızdandır.
* * *
146} Gerçeğe erenler, giyiniktirler; kıyâfetlerine aldanmayınız, ki onları görebilesiniz!.
* * *
147} Susunuz, dinleyiniz; seslenişi "okumaya" çalışınız.
* * *
148} Konuşmak mecburiyetindeyseniz, bu idrâk ettikleriniz kadar olsun.
* * *
149} Yapabileceğiniz şeyleri dahi yıkmayınız!..
* * *
150} Her şeye rağmen, verenlerden olmaya çalışınız.
* * *
151} Ne bir suç işleyiniz, ne de af dilemek mecburiyetinde kalınız
* * *
152} Ancak ve sadece, gerçeğe erenler, "ayna" olabilirler.
* * *
153} "Ayna" olduğunuz gün, aksettirilmemesi icabeden şeyler de olduğunu unutmayınız!.
* * *
154} Sabrı terketmeyen, gerçeğe eremez!.
* * *
155} Gerçeğe erenin, ilk hâli imânı terktir!.. Görülen şeye, imân edilemez!..
* * *
156} Geçmişin münâkaşasına girmeyiniz ki, size "basit insan" demesinler.
* * *
157} Rabbin seslenişi, herkese, idrâkıncadır.
* * *
158} Suyu bardakta görmüşseniz, buharı, bulutu, karı, buzu, denizi ondan ayrı sanmayınız!..
* * *
159} Her şey bir inişle-çıkış arasında değişimde... Gerçekte ise ne iniş var ne de çıkış!.
* * *
160} Sayılmak istiyorsanız, sükûtu değerlendiriniz!..
* * *
161} Kadere yapışarak her şeyden elini çekenler, henüz Gerçeğe erişmemiş olanlardır.
* * *
162} Acı ilâçların sıhhate vesile olduğunu unutmayınız.
* * *
163} Öğrendikleriniz tatbik edildikleri sürece size yararlı olur. Aksi halde siz, bilgi hammalı olarak bu dünyadan geçer gidersiniz!..
* * *
164} Dostlar meclisinde kendinizi hizmetkâr yapmadıkça, onlara ihânettesiniz.
* * *
165} Unutmayınız ki, unutulmayasınız!...
* * *
166} Veriniz ki verilsin!.. Unutmayın, boşluk yoktur. Her çıkanın yeri dolar. Çıkaranın gayesine göre!..
* * *
167} Karşılıksız olarak verdiklerinizi düşünün... Ne kadar?..
* * *
168} Sabredenlerdenseniz, sizde sabredeni hatırdan çıkartmayınız. Aksi hâlde sabrınız şirk olur.
* * *
169} Değeriniz, değerlendirebildikleriniz oranındadır.
* * *
170} Hâlâ samimiyetle yönelemiyorsanız, noksanınızı araştırınız.
* * *
171} Zevkler tartışılmaz, gruplandırılır.
* * *
172} Her şeyin sahibi vardır; öyle ise sizin olmayanlar hakkında, sahiplik dâvâsına kalkışmayınız.
* * *
173} Hâin, emânete sahib çıkandır!..
* * *
174} Hikmeti nerede bulunsanız alınız; zira "özbenliğinizin" vasfıdır!..
* * *
175} Hikmet, ehli için pırlanta; gayrı için taştır.
* * *
176} Marifet, pırlantayla - taşı ayırt etmek, değil; pırlantaları değerlendirebilmektir
* * *
177} Gıpta etmeyiniz, çalışınız!.
* * *
178} Herkes, imkânları nisbetinde mesûldür!.
* * *
179} Vermedi, değil; alamadım, deyiniz!.
* * *
180} Zorlamayınız ki, zorlanmayasınız!..
* * *
181} Öldürmeyiniz ki, hayat bulasınız.
* * *
182} Hayvan ile insan arasındaki fark, birincisinin hayatının bittiği yerde ikincisinin hayatının başlamasıdır.
* * *
183} Zamanı ve yeri geldiğinde, vasıtayı terketmeyi biliniz!.
* * *
184} Hüsrana uğrayanlar, geldikleri yeri unutanlardır.
* * *
185} Ortamlarını hiçe sayanlar, er-geç tökezlenirler!.
* * *
186} Hep, olmak istiyorsanız; hiç, olunuz!..
* * *
187} Gerçeğe eren, gördüğünü tanır!.
* * *
188} Yüceliğin ziyneti, tevâzu; ermişliğinki ise, yadırganmayıştır.
* * *
189} Hikmet, yaradılışın sırrına erenin ağzından dökülen sözlerdir..
* * *
190} Hikmet, velinin sükûtunda; ârifi billahın seslenişindedir!
* * *
191} Samimiyete ihânet eden, felâh bulmaz!.
* * *
192} Huzur, sevgi ve nefretin ötesindeki âlemin adıdır.
* * *
193} Sükût, sırrı işitmekte olanın halidir.
* * *
194} Hayret, sırrı görenin halidir.
* * *
195} Seyir, sırra erenin hâlidir; ki o artık dâimidir.
* * *
196} Gayesi zevk olan, şirktedir!. ilâcı, emre yönelmektir!..
* * *
197} Tasavvufun basamaklarına basmamış olanlar, o basamakların görüşlerinden ebediyyen mahrum kalırlar...
* * *
198} Güneş, geleceği saati bildiğin için gelmez!..
* * *
199} Gecelerini , "ey gündüz hemen gel", demekle isrâf etme!.
* * *
200} Verilene ihânet, vereni görmemek, veya görmezlikten gelmekte olur.